| Kainatta zerre bile değiliz (Biraz da tefekkür) |
Işık saniyede 300 bin kilometre hızla gidiyor... Işık hızının yıllık kat ettiği yol yaklaşık 10 trilyon kilometredir... Dünyamıza Güneş'ten sonra en yakın yıldızın uzaklığı 4 ışık yılı mesafede... Yani 40 trilyon kilometre uzaklıkta... Bu şu demek... O yıldızdan çıkan ışınların dünyamıza ulaşması 4 yılı buluyor... Öyle bir hızla bile dünyamıza ışığın gelmesi için 4 yıl gerekiyor... Bizim de bulunduğumuz Samanyolu Galaksisi'nin yıldızlarının dünyamıza uzaklığı hayal edilemeyecek kadar çok... O kadar uzak ki; saniyede 300 bin kilometre hızla gelen ışıkların dünyamıza yetişmesi için yüzyıllar geçmesi gerekiyor... Bilim adamları Samanyolu'ndaki yıldızların dünyaya uzaklığını ortalama bir değerle ölçtüler... 600 ışık yılı... Yanlış okumadınız... 600 ışık yıllık bir mesafe... İNSAN GÜNEŞ'LE ATOM ARASINDA... Güneş'in dünyaya uzaklığı 150 milyon kilometredir. Güneş bize en yakın yıldızdır. Bu mesafeyi 8 dakika 20 saniyede alır. Dolayısıyla sabah güneş doğduğunda aslında biz onun 8 dakika 20 saniye önceki halini görmüş oluruz... O andaki halini gösteren ışınlar yolda olup henüz gelmemiştir de o yüzden... Güneş aniden sönseydi biz onu 8 dakika 20 saniye daha gökyüzünde görürdük... Sonra dünya kararırdı... Güneşin ısısının merkezine doğru 15-40 milyon derece arası olduğu tahmin ediliyor. Bu müthiş ısıda atomlar serbest uçuşur. Elektronları yoktur... Dolayısıyla güneşte katı madde yoktur... Baştan başa gaz topağıdır... Dış yüzeyinde ısı 6 bin derece civarındadır... (40-50 derece sıcaklığa dayanamıyoruz) İslam Alimleri 'rahmetullahi teala aleyh' Cehennem'in sıcaklığını tarif ederken, "Güneşi cehenneme atsalar büzüşürdü" buyurmuşlardır... Ateşte büzüşen naylon gibi... Allahü teala hiçbirimizi oraya sokmasın... Hepimizi affetsin... İnsan güneş ile atom arasında bir varlıktır. Bir insan 10 üzeri 28 atomdan oluşurken, güneş de 10 üzeri 28 insan kütlesindedir. Güneş dünyanın 1 milyon 300 bin katıdır. Güneşi bir stadyum büyüklüğünde düşünürsek, dünya sahanın ortasına konmuş bir portakal kadar kalır... Bununla birlikte öyle büyük yıldızlar vardır ki onları bir deniz topu büyüklüğünde düşünürsek, güneş o yıldızın yanında bezelye tanesi kadar yer kaplar... Pistol adlı yıldız güneşin 500 kat büyüklüğündedir. Güneşten 10 milyon kat daha parlaktır... Güneşin içi karanlıktır. Milyonlarca derece ısıda atomlar serbest halde uçuştuğundan ışık olmaz... UZAYDAKİ GÖZ... HUBBLE... Hubble teleskopu 1990 Nisan ayında uzaya fırlatıldı... Çok önemli buluşlara bu araçla imza atıldı. Birkaç sene kadar önce evrenin kenarındaki dev patlama Hubble tarafından görüntülendi... Bu bir galaksi oluşumuydu... BİRBİRİNİN YANIBAŞINDA YILDIZLAR (!) Dünyamızın da içinde bulunduğu Samanyolu... Bir ucundan bir ucuna gitmek için bir uzay gemisi yapsaydık... Bu geminin de saniyede 300.000 kilometre hızı olsaydı (ki mümkin değil)... Bu mesafeyi almak için 130 bin yıl uzayda uçmamız gerekirdi... Kaldı ki ne bu hızda madde kalır, ne biz canlı kalırdık o geminin içinde... Samanyolu böyle büyük bir galaksi... Bu galakside geceleri başımızı gökyüzüne kaldırdığımızda gördüğümüz yıldızlar mücevher gibi parlar... Birbirlerinin hemen yakınında gözükürler... Halbuki bu yıldızların birbirlerine uzaklığı yüzlerce ışık yılıdır... Her biri kendi yörüngesinde saniyede 100 kilometre hızla giderler... MATEMATİK Mİ? O DA NE... Bizim galaksimizde 150 milyar yıldız olduğu hesaplanmış... Haydi hep beraber şaşıralım... Samanyolu galaksisi gibi de 150 milyar galaksi var... Hepsinde bizim galaksimiz kadar yıldız olduğu tahmin ediliyor ki; karşımıza 150 milyarx150 milyar gibi bir sayı çıkıyor... Bizim galaksimiz 130 bin ışık yılı büyüklüğündeyse, uzayın (evrenin) büyüklüğünü düşünelim (veya düşünemeyelim) Hava balonlarının doldurulmasında kullanılan Hidrojen gazının bir gramında yüz elli bin kerre trilyon atom vardır... Bu kadar büyük kainatın, bu kadar çok varlıkların kaç atomdan oluştuğunu hangi matematik bize söyler... Üstelik bu kadar çok yıldız, bu muhteşem büyüklük bir yana; evrendeki boşluk yıldızların kütlesinden çok çok daha fazla... "Göklerde, meleklerin ibadet etmedikleri, boş bir yer yoktur. Göklerin her yeri, rükûda veya secdede olan meleklerle doludur" buyuruluyor... Yedi kat göklerin hepsinde... O göklere daha sonra geleceğiz... KAİNAT ZERREYE YERLEŞMİŞ... Bing Bang (büyük patlama)... Yıllar önce Newsweek dergisi büyük patlamanın ispat edildiğini, 'Bilim Allah'ı buldu' başlığıyla verdi... Tahminen 13-15 milyar yıl önce oldu... Öyle bir patlamaydı ki, onun süratiyle 150 milyar galaksi halen daha genişliyor... Ama her patlamada parçalar düzensiz savrulur... Bu patlamada ise bütün parçalar muhteşem bir ahenkle savruluyor... AKLIN İFLAS ETTİĞİ NOKTA... Bing Bang bilimsel olarak da ispat edildikten sonra bilinmeyene meraklı insan aklına sorular üşüştü... Astronomlara, 'Peki o noktanın ötesinde ne var' diye soruldu... Onlar, 'Bunu bilim cevaplayamaz. O noktaya kadar matematik iş görüyor. Oradan sonrasını ancak ilahiyat cevaplayabilir' dediler... Bu bilimin yani boyutları tarif edebilen insan aklının iflas noktasıdır... Bütün bu büyüklükler birinci kat göktedir... Bu göğü 2. kat gök kuşatmıştır... (Gel de bundan sonrasını yaz... Ama yazacağız...) Bu milyarlarca ışık yılı büyüklükteki devasa uzay, o 2. kat göğün yanında denizde damla kadar kalır... Daha bitmedi... 7. kat göğü Arş kuşatıyor... Orada da bu nispet var... İnsanlık aya gittiğiyle yıllardır övüne dursun, Muhyiddin-i Arabi 'kuddise sirrehül aziz' hazretleri, "Allahü teala bana yedi kat gökleri bir gecede geçirdi. Çünki ben gençliğimden beri yanımda hiçbir Allah dostuna laf söyletmedim..." buyuruyor... |